Teknovasyon

TABULA RASA = BOŞ MASA

Ömer’in yazısını okudunuz.

Benim için, genelde doğru zaten… Yıllardır dağınık masa ile çalışmışımdır. Sekreterimin olduğu yıllarda “Uğur bey, bir müsaade etseniz de…” dediler. Dinlemedim. “Bırak dağınık kalsın” dedim çoğunlukla…(Yazıyı yazmasını ben söylemedim… Yeminle…)

Ömer’in haklı olduğu noktalar var. Öncelikle, gelişmekte olan KOBİ’ler için, doğrudur… İnsanların tüm güçleri ile şirketi uzun vadede ayakları üzerinde duracak hale getirmek için çabaladıkları dönemlerde… Gece gündüze karışır biraz… Kendi şirketi gibi sahiplenir sorunları insanlar…

:-P

Düzgün, düzeltilmiş masa mı?… Tapu dairesinde görmüştüm. Adamın masasında tek bir kalem bile yoktu… Öylesine bomboş bir masa… Bomboş…


Bir gün önce basketbol maçında parmağım sakatlanmış. Atel bağlanmış. Sarılıp, sarmalanmış… “Başından yukarıda tut” demişler… Sürekli olarak sınıfta parmak kaldıran öğrenci gibi geziyorum.

Annemle birlikte gittik tapu dairesine… Yaşlı kadın… Sakat ben…

Adamın masası tertemiz. Tek bir kağıt, tek bir kalem bile yok… Bence de “pasaport” anında verilmeli… Fırrrrrt… Sonra “kırmızı kart”… Hoşça kal…

Bunlar Ömer’i çooook haklı kılıyor.

:-P


Bir de diğer yönü var olayın.

Yabancı şirketlerde çalıştım uzun süre… “Temiz masa” (clean desk) kuralı vardı bazılarında…

Yanlış anlaşılmasın. “Masanı düzenli tut” demiyorlardı. “Masanı temiz tut” diyorlardı. Masada iş ile ilgili hiçbir şey olmamalı… Hepsi kilit altında olmalı. Özellikle Ar-Ge ve Strateji ile uğraşan birimlerde…

Dedim ya… “Masanı düzenli tut” değil “temiz tut”… İstersen masandakileri “halı altına süpürür” gibi… “Hoooop” diye elinle çekmecene süpür. Sonra da kilitle… Yeter ki masanda bir şey olmasın.

Neden derseniz… Temizlikçiler ucuz eleman… Çoğunlukla da taşeron firmasından… Masa üstündekilerin fotokopisi gitse… (Tekrarlıyorum, özellikle Ar-Ge ve Strateji ile uğraşıyorsanız…) Can yanabilir… “Acı var mı, acı?…”

Bundan ötürü olsa gerek, temiz masa kuralı bazı yabancı şirketlerde önemlidir.

:-D

Sözü açılmışken, kendimi tutamayacağım. Büyük bir şirkette çalışıyordum.

Büyük patron (yani holding’in sahibi) işe gelirken simit alıyor. Simitçinin sardığı kağıt var ya!… Muhasebe çıktısı olan kenarı delikli “sürekli kağıt” (continuous paper). Üzerinde bazı bilgiler var…

Ekonomi yapmış (hangisi olduğunu hatırlamadığım) bir birim. İmha edeceği yerde simitçiye satmış o “işe yaramayan” kağıtları…

Sonrası mı?… Fırtına….

:-P

Yazının adı “TABULA RASA”… Doğrudan tercümesi “BOŞ MASA” demek…

Psikoloji’deki anlamını merak eden araştırsın.

:-D

herald-messy-desk

Bu yazıyı paylaşın:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Add to favorites
  • FriendFeed
  • Posterous
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Tumblr
  • Twitter

No related posts.

Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.

Filed Under: Müşteri İlişkileri (CRM)

Tags: , , , , ,

Yorumlar (3)

Trackback URL | Comments RSS Feed

  1. [...] masa” tartışması başlattı . Ardından değerli hocamız Uğur Özmen konudan esinlenerek “Tabula Rasa=Boş Masa” yazısını yazdı. Eee, kambersiz düğün olmuyor, önemli bir konu, derhal ben de birkaç [...]

  2. [...] masa” tartışması başlattı . Ardından değerli hocamız Uğur Özmen konudan esinlenerek “Tabula Rasa=Boş Masa” yazısını yazdı. Eee, kambersiz düğün olmuyor, önemli bir konu, derhal ben de birkaç [...]

  3. [...] tartışması başlattı. Ardından değerli hocamız Uğur Özmen konudan esinlenerek “Tabula Rasa=Boş Masa” yazısını yazdı. Eee, kambersiz düğün olmuyor, önemli bir konu, derhal ben de birkaç [...]

Leave a Reply




If you want a picture to show with your comment, go get a Gravatar.