Hayal ve Varsayım
Zaman zaman genç girişimcilerle sohbet ediyorum. Bazılarına aklım erdiğince yardım etmeye de çalışıyorum.
Zaman zaman genç girişimcilerle sohbet ediyorum. Bazılarına aklım erdiğince yardım etmeye de çalışıyorum.
Eğlenceli bir dille, sunumlarda yapılan kritik hatalar anlatılmış. Bir çoğunu ya geçmişte yaptık ya da yapıyoruz.
Ayrıca sizin de eklemek istediğiniz ve sunumlarda dikkat edilmesi gereken noktalar varsa lütfen bu yazının altına yorum olarak paylaşınız.
Eski iş arkadaşlarım… Geçmiş olsun diledim. Onlarla konuştum. Hemen herkes Patron’u suçladı. Geleceği göremediği, şirketi iyi pozisyonlamadığı için. Otuz küsür yıldır, en az %50 fazla maaş aldığı için Patron’a şükreden hiç yoktu…
İnsanların çoğunluğu “CRM = müşteri memnuniyeti” zannettiğinden her markanın CRM yapması gerektiği sanılır.
Uğur Özmen ile zamanı doğru kullanmak üzerine bir röportaj
Sınıfta şöyle söylüyorum. Eğer iş akışı düzgün değilse, algoritma gözlerinin önünde oluşmamışsa, suçlu sizsiniz. Daha sonra dönüp IT’yi suçlamayın.
Zamanı doğru yönetebiliyor musunuz? %90′ımızın cevabı “hayır”. Biz de bu soruyu profesyonel hayatı çok çok iyi bilen birine sorduk. Geliştrend’in ilk gününden beri yazılarıyla Geliştrend’e güç verenlerden biri, CRM ustası Uğur Özmen’e zaman yönetimini, verimliliğini sorduk. Peki o bize ne cevap verdi? İzleyelim, görelim.
Bir GSM şirketi reklamındaki gibi “eskiler zaten cepte” mantığı çok riskli. Müşteri bunu hissettiği anda bir daha bir daha hiç ısınmayacak kadar soğuyabilir.
Biliyorum… Aldığın unvana, oturduğun koltuğa göre sorumlulukların değişir, karar süreçleri ve karar etmenleri farklılaşır… Ne var ki, mesleğin temel hareketleri beyninin bir köşesinde aynı kalmalıdır. Bir gün, sahneden indiğinde çok lazım olur.
30 – 35 yıl önce Gazanfer Bilge Otobüsleri Firması vardı. İstanbul – Ankara arasında her saat başında sefer kaldırırlardı. Zamanla sıklaştı… Her yarım saatte bir… Giderek her 15 dakikada bir… Sonra her 10 dakikada bir…