İşyerinizde Patron Kim? Güç mü ? Güven mi?
İlişkileri kontrol etmenin temelde iki yolu var: “güç ve güven”. Güç ve güven bildiğiniz gibi ters işleyen iki mekanizmadır. Organizasyonlar güç ve güvenin bir kompozisyonundan oluşur ve bu kompozisyonda hangisi ağır basıyorsa şirket kültürü o yöndedir. Arzulanan, güvenin ağır bastığı bir şirket kültürü yaratmaktır. Ancak sanıldığının aksine karşılıklı yasalar koymak; güven için yeterli şart değildir.
Yazının devamında bir girişimci olarak iş yerinizde ihtiyacınız olan güven ortamını nasıl inşa edebileceğinizden bahsedeceğim ama önce, “güven nedir” bunu anlamak için bazı tanımlamalara göz atalım:
Güvenmek: Bir başkasına inanmak demektir.
Güvenilirlik: İşveren olarak, çalışanlarınızın size duyduğu inanca layık olmaktır. Güvenilir olmak, diğer insanların ihtiyaç duydukları zamanlarda ihtiyaç duyulan yerde olmak, gereken anlarda çalışanlarınızı desteklemek için onların yanında bulunmaktır. Güvenilen, güven duyanın lehine veya çıkarını düşünerek ona göre davranır. En güvenilir insanlar dürüst, açık iletişim kuran, dolaysız ve empatik kişilerdir. Güvenilir insanların diğer insanları düşünen, tam karşısında yer alan kişilerin ise genellikle bencil kişiler oldukları söylenebilir.
Kredibilite: İlişkinin bir tarafının diğer tarafın yetkin, güven duyulabilir, tahmin edilebilir, yazılı olmayan sözleşmelere bağlı kalır inancında olmasıdır.
İyi Niyet: Bir tarafın, diğer tarafın değerini koruyucu nitelikte hareket etmesi, diğerinden haksız yere faydalanmaya çalışmaması ve hatta buna fırsat vermemesi “beklentisi”dir.
Yüksek Güvenli Organizasyonlarda ,
• Güven, organizasyonel ve bireysel performansın ve motivasyonun artırılmasında yardımcı olur.
• Sinerjiyi harekete geçirir ve yapılan işlerin işlem sürelerini kısaltır.
• Kendiliğinden oluşan bir sosyalleşme sağlar.
• Üst yönetim ile alt kademe personel arasındaki iletişim kopukluğunu giderir.
• Personel arasındaki dayanışmayı arttırır.
• Karşılıklı saygı ve sevgi gibi kendi paralelinde bulunan tüm duyguların gelişmesine de yardımcı olur.
• Farklılıkları kabullenmeyi kolaylaştırıcıdır.
• Çalışanlar organizasyonun değerli ama sınırlı kaynaklarını kullanırken sorumluluk bilinci içerisinde çalışırlar.
• Çalışanlar zaman ve ilgilerini kolektif amaçların başarılmasına ayırırlar.
• Bireyler kendi aralarında işbirliği yapar, daha kolay anlaşır, birbirlerinin fikir ve önerilerini kabul eder, daha uzun vadeli anlaşma ve uzlaşma zemini oluşturur, paylaşım artar.
• Aşağı düzeylerdeki iş görenlere daha fazla sorumluluk verilir.
• Savunma ya da sabote etmeye yönelik düşünceler ortadan kalkar.
• Güveniliyor olmanın verdiği güç bireylerin genel olarak hayattaki başarılarını da artırır.
İş Yerinde Güvenilir İnsan Bir Çalışan…
• Etik kurallarına uygun davranır.
• Özü, sözü birdir.
• Kendi hatalarını kabullenir ve başkalarının ahlaka aykırı hareketlerine karşı çıkar.
• Herkesin hoşuna gitmese de kararlı ve ilkelidir.
• Verdiği sözü tutar.
• Amaçlarını gerçekleştirmede kendini sorumlu hisseder.
• Düzenli ve dikkatli çalışır.
İş Yerinde Güveni Zedeleyenler Nelerdir?
• Bireysel karakter ve inançlar.
• Kişiler arasındaki ilişkilere dayalı yargılar.
• Söylenti mekanizması.
• Bireylerin kategorize edilmesi.
• Meslek veya konumların etkisi.
• Kuralların işleyemeceğine olan inanç.
• Çalışanların bir dizi bürokratik kuralla sınırlanması ve kontrol altında tutulması.
• Örgütlerde iş görenlerin sorumluluk ve risk almasına izin verilmemesi
Örgütlerde Güven Oluşturmak İçin Neler Yapabilirsiniz?
• Güven, örgütlerde bir anlaşma ile değil sosyalleşme ile yerleşir ve kurumsallaşır.
• İnsanlarda güven oluşturabilmek için ilk önce bireyin kendisine güvenmesi ve güvenilir olması gerekmektedir.
• Güvenilir bir işveren diğer insanların başarılarını teşvik eder ve bundan mutluluk duyar.
• Güvenilir işverenler pozitif düşünceye sahiptir.
• Sosyal ortamlar hazırlayarak örgüt üyelerinin birbirlerini tanımalarına fırsat yaratılabilir.
• İşveren söylem ve eylemlerinde tutarlı davranmalıdır, bireysel çıkarları örgüt çıkarlarında eritmelidir.
• Açıklık, işbirliği ve bencil olmamak çok önemlidir.
• Örgütün kurallarına bağlı kalınmalı ve kurallar adil olarak herkes için geçerli olmalıdır.
• Çalışanların özel hayatlarının da olduğu kabul edilmeli, bireysel seçimleri için yargılanmamalıdır.
*Düşüncelerinden verilerinden faydalandığım hocam Sayın Mehmet Barca’ya teşekkür ederim.
No related posts.
Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.
Filed Under: Eğitim
















Deyim yerindeyse “Hap” niteliğinde bir yazı olmuş.
Teşekkürler Nurdan Gencel…
Ben teşekkür ederim Nihat Bey