Çalışanınız aslan mı sarı kanarya mı? Ekibiyle bütünleşen bir patron hikayesi
Akın Bey, Türkiye’nin kendi döneminin en büyük haritacılarından biriydi . 25 yıllık harita mühendisi ve 150 kişilik harita mühendisi kadrosuyla 1998 yılında Türkiye’nin en büyük haritacılık şirketi olmuştu. Dünyanın da sayılı şirketlerinden biriydi şirketi.
En son teknolojileri hemen uygular, yeni çıkan cihazlar ilk olarak Türkiye’ye gelirdi.
Yönetim kurulu başkanı olduğu şirkette sadece bilgisayar başında çalışan harita mühendisleri yoktu, arazide çalışan ve tenleri toprak rengine çalacak kadar güneşte yanmış yüze yakın personeli vardı.
Akın Bey; her çalışanıyla tek tek ilgilenirdi desem ne de klişe olacak değil mi? Öyleyse okumaya devam;
Çaycı Kadir Efendi ile karşılaştığında ihtiyar anasının, babasının sağlığını sorar önce, sonra da hayta oğlunun adam olma emareleri gösterip göstermediğini öğrenirdi. Yok, göstermiyorsa “getir bir daha konuşayım” derdi.
Teknisyenlerden Gökay’la sekreterlerden Zehra’yı evlendirmişti ve Gökay’ı görünce hemen gelin hanımı sorardı. Fenerbahçe yenilmişse hele, Gökay kaçacak delik arardı koyu Galatasaray’lı Akın Bey’den.
Trabzonlu Hasan’la Karadeniz ağzı kullanarak konuşur, “Uyy Hasan, nereyesun” diye çağırırdı telefon açıp.
Sekreterler, muhasebeciler, şoförler, teknisyenler, müdürler, müdür yardımcıları, özel kalem müdürü.. hepsinin özel yanlarını, yönlerini bilirdi ve her biriyle “farklı” bir diyaloğu vardı.
Rastgele bir çalışanı çevirip sorun, “Benim Akın Bey ile çok farklı ve özel bir diyaloğum vardı, beni bütün çalışanlarından ayrı sever, ayrı tutardı” derdi.
Ve tuhaf ki bütün çalışanları aynı şeyi söylerdi
Bütün çalışanlarını “bir” tutar, ama hepsine “biricik” hissettirirdi. Şimdi sevgili patronlar, yöneticiler.. Kaçımız çalışanlarımızın kişisel özelliklerini, çocuklarının okuldaki durumlarını, Cimbom’lu mu fenerli mi olduklarını biliyoruz?
Çalışanlarınız size ve şirketinize bağlı olsunlar, menfaat çelişkilerinde bencilce bakmasınlar istiyorsanız, şirketiniz onlar için özel olsun istiyorsanız, önce onların sizin için özel olduğunu hissettirin.
Akın Bey’e ne mi oldu? 2005 yılında, bir sabah gün doğarken Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde bir projeye koşarken bir trafik kazasıyla rahmetli oldu.
Akın Ekinci..
Amcamdı..
Related posts:
- Abdurrahim Albayrak’ın hikayesi 20 yaşında Topkapı’da bir minibüs şoförüydü, adı şoför Abdurrahim. Bundan...
- GeliştrendTV – İş Yönetimi – Sadık Kocabaşa’nın Genç Girişimcilik hikayesi GeliştrendTV'nin ilk İş Yönetimi programında Ömer Ekinci, Sadık Kocabaşa ile...
Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.
Filed Under: İş yönetimi















Her şeyi bir bütün olarak düşünmek, yaşamın her noktasına etki etmek ne kadar güzel bir davranış.
Bazen aile büyüklerinin çalıştığı ortamlarda bulunuyorum da; mevzu çoğu zaman ‘iş arkadaşlığı’ kadar bile yakın olmuyor.
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
Yönetici ile lider arasındaki önemli farklardan birisi tam da burada. Keşke Allah daha uzun ömür verse de bu ülkeye daha fazla emek verip daha fazla hizmet edebilseymiş.
Gerçekten çok erdemli, çok değerli; değerli olduğu kadar da değer bilen bir insanmış. Başınız sağ olsun. Nitekim bugünün patronları sadece (ben gözümde bu kavram yerine ‘modern patronlar’ kullanmak istiyorum) işlerine ve paralarına odaklanmış durumdalar. Elbette hedefleri bu olmalı ama 21. yüzyılın insanlara getirdiği tekdüzelik, ne yazık ki iş hayatında da kendini gösteriyor ve günlük yaşantımızda da robot gibi yaşamaya devam ediyoruz. Türkiye’de ileride nice Akın Ekinci’ler görmek dileğiyle…
Son kelimeyi okuduğumda tüylerim diken diken oldu. Her işletmede karşılaşılamayacak biriymiş gerçektende. Malum her yerin hiyerarşi düzeni farklı. Allah rahmet eylesin. Kabri geniş ve aydınlık, mekanı cennet olsun.
Allah rahmet eylesin.. Mekanı cennet olsun..
Ne güzel bir yöneticilik. Olması gereken gibi.. Herkes böyle olabilse keşke. Yıllar sonra bizim de arkamızdan böyle yazanlar olur inşallah. Yüreğine sağlık Ömer!
Allah Rahmet Eylesin Ömer öncelikle, Mekanı cennet olsun. Hayatta hep etrafındakileri düşünen ve onları mutlu eden insanlar mutlu olmuştur çünkü etrafına huzur veren bi insan her durumda huzur bulur. azla yetinmeyi öğrenir, şükretmeyi bilir. insanları seven insan herşeyin özünde aslında kendini seviyordur, hayatla barışık ve her şeyiyle örnek olan insandır. Ne mutlu kendisine ki bunları hakkıyla yerine getirebilmiş. Patronluktan öte insanlık dersi vermiş. Sadece çalışan gözüyle değil insan gözüyle bakmış etrafındakilere, arkadaş olmuş, abş olmuş, baba olmuş. Allah herkese böyle patronlar nasip etsin.
Çok etkileyici, örnek bir gerçek hikaye. Bütün ailenin başı sağolsun, mekanı cennet olsun.
Allah rahmet eylesin. Allah herkese böyle patron nasip etsin…
Başarılı işletmeler örneklenirken; takım ruhu, çalışan motivasyonu gibi unsurların öneminden bahsedilir hep. Alın size patronluk, liderlik, yöneticilik örneği. Bazı şeyleri tuğla kalınlığındaki o teorik kitaplardan öğrenemezsiniz…
Eline sağlık Ömer, Çok etkileyici bir hikaye.
Üniversitede okurken şirketine bir kaç kez gitmişliğim vardı, emi harita zamanında çalışılabilecek çok güzel yerlerden biriydi. Allah rahmet eylesin.
Rabbim rahmet eylesin abi öncelikle..
Senin kanındaki bu girişimcilik ruhunun nereden geldiğini merak ederdim.. Bir fikir oluştu bu yazıyı okuyunca (:
Öncelikle Allah Rahmet Etsin ve Allah makamını Cennet etsin gerçekten çok değerli bir patronmuş, patrondan ziyade abimiz diyebilirim Allah ondan razı olsun, sevenlerine de sabır versin ben 21 yaşındayım benim de hayalim hep bu abimiz gibi olmak yani çalıştıracağım personelimin her türlü sorunlarında yanında bulunmak yani bir aile gibi olmak bunu da Allah rızası için yapmak istiyorum hiçbir maddi çıkarım yoktur.bir insanında yüzünü güldürebiliyorsak ne mutlu bize Allah hepimizden razı olsun.askerliğimi daha yapmadım ve bu yakınlar da askere gideceğim askerden geldikten sonra kolları sıvamak istiyorum bana iş hukuku konusunda bilgi verebilir misiniz? SAYGI VE SEVGİLERİMLE.