2009 yılının Ağustos ayında, Türkiye’de genç bir girişimci (GG) yaşardı. Hayata meydan okuyup, çok şeyden vazgeçip, korkutmaya çalışanları dinlemeden kendi işini kurmuştu. O zamanlar ülkede kriz vardı, gemisinin kontrolünü sürekli kaybediyor, fırtınaya var gücü ile direnmeye çalışıyordu. Akşam yastığına yorgun ve karamsar başını koyup, neredeyse her gün endişeleri ile uykuya dalıyordu. O günlerde içi eskisi gibi heyecan dolu değildi, insanlara güvenmek zor, evhamlı sesleri susturmak daha da zordu. İşi ile ilgili olmayan bir şey konuşmak onu rahatlatmaz, çokça uzun zamandır tatil yapamadığını düşünürdü.