Teknovasyon

Author Archive for Nurdan Gencel

Cesaret Kazanmaya İhtiyacınız Var Mı?

Cesaret Kazanmaya İhtiyacınız Var Mı?

Artık korkuyu daha iyi tanıdığınıza göre ondan daha az korkuyorsunuz demektir. Şimdi korktuğunuz şey hakkında daha fazla bilgi ve tecrübe edinmeye devam edin ve hayallerinizi gerçekleştirmeye çalışırken, kendiniz dahil, kimsenin bunu engellemesine izin vermeyin.

Bu Yazıyı Okuyunca Özgüveninizi Geri Kazanacaksınız

Bu Yazıyı Okuyunca Özgüveninizi Geri Kazanacaksınız

Motivasyonunuz yüksek, çünkü eksikliğini duyduğunu şeyin bu yazıda olduğunu düşünüyorsunuz ve özgüveniniz gelince her şey çok daha kolay olacak öyle değil mi?

İşyerinizde Patron Kim? Güç mü ? Güven mi?

İşyerinizde Patron Kim? Güç mü ? Güven mi?

İlişkileri kontrol etmenin temelde iki yolu var: “güç ve güven”. Güç ve güven bildiğiniz gibi ters işleyen iki mekanizmadır. Organizasyonlar güç ve güvenin bir kompozisyonundan oluşur ve bu kompozisyonda hangisi ağır basıyorsa şirket kültürü o yöndedir. Arzulanan, güvenin ağır bastığı bir şirket kültürü yaratmaktır. Ancak sanıldığının aksine karşılıklı yasalar koymak; güven için yeterli şart değildir.

Gizli Diktatör Olabilir Misiniz?

Gizli Diktatör Olabilir Misiniz?

Kontrolcülük dış dünya ya da iç dünyanız üzerindeki hakimiyetinizin zayıfladığı durumlarda ortaya çıkar. Bir iktidar boşluğu hissettiğinizden ya kuralların sıkı bir takipçisi olursunuz ya da elinizden hiçbir şey gelmediğini kabul edersiniz.

KUSURSUZ YALAN

KUSURSUZ YALAN

Çok büyük bir yalan var, o da evrende zıtlık diye bir şeyin olduğu! Biliyorum inanması güç, çünkü ilkokulda öğrendiğiniz zıt anlamlı sözcüklerden doğudaki mistik öğretilere kadar, dünyanın dört bir yanında sürekli zıtlıkların propagandası yapılır. Zıtlıklar romantiktir ve bize bizde olmayana kavuşmayı vaat eder.

AYKIRILIK VE AYNILIK

AYKIRILIK VE AYNILIK

“Kitsch” varolan bir tarzın aşağı bir kopyası olanı ifade etmek için kullanılan Almanca bir terimdir. Kibirli ve bayağı bir tada sahip şeylere ve ticari kaygılarla üretilmiş olan banal ve sıkıcı ürünlere gönderme yaparken kullanılır. Türkçedeki karşılığı “kıro”ya çok benzer. Bildiğiniz gibi kıro, köyden şehre gelmiş ve şehirli olmaya şekilsel olarak ayak uydurmaya çalışan anlamını taşır, şehirliyi taklit eden köylüdür. Kitsch’in en önemli özelliği aynı olmayı kabul etmemesidir, çünkü farklı olmaktaki pratik faydayı görmüştür. Kolaya kaçıp kurnazca bu faydaya odaklanır ve taklit eder. Taklit ederken aynılaşır, taklit olduğunu saklamaya çalışırken bayağılaşır.

Özgüven ve Özdisiplin Üzerine

Özgüven ve Özdisiplin Üzerine

Sevmediğiniz bir patronla çalışmak ister miydiniz? Bir girişimci olarak bu soruya hayır cevabı vereceğinizden eminim. Peki biri size iş dışında dahi sürekli hiç hoşlanmadığınız bir patronla yaşadığınızı söylese? O patronun nasıl biri olduğunu anlatacağım ama daha önce iç dünyamızla ilgili önemli bir ayırım yapmak istiyorum.

“GÜÇ BENDE ARTIK” He-Man

“GÜÇ BENDE ARTIK” He-Man

Hayatta bazen şartları kontrol edemeyiz ve kontrolümüzden çıkan şeyler yüzünden kendimizi güçsüz hissederiz. Elinizden bir şeyler gelmediğini hissetmeniz sadece o tek durum için elinizden bir şey gelmediğini gösterir, güçsüz olduğunuzu değil. Sizi güçsüz yapan olayları yorumlayış biçiminizdir.

Müşteriniz Sizinle İlgileniyor mu ? Öyleymiş Gibi Mi Davranıyor?

Müşteriniz Sizinle İlgileniyor mu ? Öyleymiş Gibi Mi Davranıyor?

Potansiyel müşterinizin ürününüzle ilgilenip ilgilenmediğini kolayca anlasanız ne güzel olurdu öyle değil mi? Daha az hayal kırıklığı, daha az enerji. İşte size hemen işinize yarayacak tavsiyeler! Ancak en önemli kriter yine sizsiniz. Bunun anlamı şu; karşımızdaki kişiden bir beklentimiz olduğunda bakış açımız daralır ve tarafsız gözlem yapmakta zorlanırız, bu yüzden aşağıdaki ipuçlarını kullanırken beklentilerinizi mümkün olduğunca arka plana atıp objektif olmalısınız.

Girişimcinin O Hassas Motivasyonu

Girişimcinin O Hassas Motivasyonu

2009 yılının Ağustos ayında, Türkiye’de genç bir girişimci (GG) yaşardı. Hayata meydan okuyup, çok şeyden vazgeçip, korkutmaya çalışanları dinlemeden kendi işini kurmuştu. O zamanlar ülkede kriz vardı, gemisinin kontrolünü sürekli kaybediyor, fırtınaya var gücü ile direnmeye çalışıyordu. Akşam yastığına yorgun ve karamsar başını koyup, neredeyse her gün endişeleri ile uykuya dalıyordu. O günlerde içi eskisi gibi heyecan dolu değildi, insanlara güvenmek zor, evhamlı sesleri susturmak daha da zordu. İşi ile ilgili olmayan bir şey konuşmak onu rahatlatmaz, çokça uzun zamandır tatil yapamadığını düşünürdü.

Page 1 of 212»